Ruhu'l-Kuds 2
Muhyiddin ibni Arabi'nin Ruh'l-Kuds adlı eserinden bir hadisi aşağıya aktarıyorum. (ibni Arabi kitapta ravi zincirini belirtmiş.)
Said bin Zeyd'den: "Resulallah'ın Usame b. Zeyd'e dönerek şöyle dediğini duydum. " Ey Usame! Cennet yolundan ayrılma. Bu yol hakkında kuşkuya düşüp ondan geri kalma. Usame şöyle dedi: "Ya Resulallah! Bu yolu en hızlı şekilde kat etmeyi sağlayan şey nedir?" Buyurdu ki : " Kavurucu sıcaklarda susuz kalmak, nefsi dünya lezzetlerinden alıkoymak. Ey Usame! Bu durumda oruç tut. Çünkü oruç insanı Allah'a yaklaştırır. Allah'a Allah için yemeyi kesen oruçlunun ağız kokusundan daha sevimli gelen bir şey yoktur. Eğer ölüm sana geldiğinde karnın aç, ciğerin susuz olmasını yapabiliyorsan bunu yap. O zaman ahiretteki en şerefli menzillere kavuşur, Nebilerle beraber olursun. ruhun onların yanın avardığı için sevinirsin ve cebbar olan Allah sana salat eder, esenlik bahşeder. Ey Usame! Aç midelerin sahiplerinin kıyamet gününde Allah katında seninle davalaşmalarından sakın. Ey Usame! Etleri eriyen, derileri rüzgarda ve sam yellerinde kavrulan, ciğerleri susuzluktan kuruyan bu yüzden gözleri kayan kulların bedduasından sakın. Çünkü Yüce Allah'ın nazarı, onların üstündedir ve melekler de onların heybetlerinin etkisi altındadır. Depremler ve fitneler onlarla yönlendirilir." Sonra Rasulallah ağlamaya başladı, inlemeleri gitgide artmaya başladı. İnsanlar onunla konuşmaktan korktular. Göklerden başlarına bir felaket geldiğin sandılar. Sonra Rasulallah şöyle dedi:"Yazıklar olsun şu ümmete. İçlerinde Allah'a itaat eden biriyle karşılaştıkları zaman, sırf Allah'a itaat ediyor diye bu adamı nasıl öldürebilirler!!?" Bunun üzerine Ömer şöyle dedi:"Ya Rasulallah! İnsanlar o zaman islam üzere mi olurlar" "evet" dedi."O zaman kendilerine Allah'a itaat etmeyi emrettiği için Allah'a itaat eden birini nasıl öldürürler?" Buyurdu ki : "Ey Ömer! İnsanlar yolu terk eder, görkemli bineklere biner, en yumuşak elbiseler giyer, fars oğlanları onlara hizmet ederler. Erkekleri ,bir kadının kocası için süslenmesi gibi süslenirler, kadınların açılıp saçılması gibi açılıp saçılırlar, kıyafetleri kralların kıyafeti, dinleri ise Kisra ve Hürmüz'ün dinidir. Temel özellikleri geğirmektir onların. Üzerinde aba olan belleri bükülmüş, susuzluktan nefislerini boğazlayan Allah dostları onlarla konuştukları zaman, hemen yalanlanırlar ve Allah dostlarına şu karşılığı verirler: Sen şeytanın arkadaşı ve sapıklığın başısın. Allah'ın bahşettiği süsleri ve temiz rızıkları haram kılıyorsun.. Bunlar bie bilgileri olmaksızın Allah'ın kitabını okurlar ve Allah'ın velilerini aşağılarlar."
" Bil ki Ey Usame! Kıyamet gününde Allah'a en yakın olan insan, dünyada iken hüznü, susuzluğu ve açlığı en uzun olan kimsedir. Bunlar gizli iyilerdir. (Ricalul Gayb?) Görüldükleri zaman kimse onlara yaklaşmaz, gözden kaybolduklarında kimse onları aramaz. Ama toprak parçaları onları bilir. Gök ehli arasında tanınırlar. Yeryüzü ehlinden gizlenirler. İnsanlar şehvetlerle nimetlenirken, onlar açlık ve susuzlukla nimetlenirler. İnsanlar yumuşak elbiseler giyerken, onlar kaba giysiler giyerler. İnsanlar rahat döşeklerinde yatarken, onlar alınları ve dizleri üzere uyurlar. İnsanlar gülerken onlar ağlarlar. Allah onlara dünya ve ahiret zorluğunu birlikte tattırmaz. Onlar için cennet vardır.Yeryüzü onlardan huzur duyar. Komşuları onlardan razıdır. İnsanlar peygamberlerin fiillerini ve ahlaklarını terk edip zayi ederken onlar muhafaza eder. Onları göremeyince yeryüzü ağlar. Allah, onları barındırmayan bir bölgeye gazap eder. Ey Usame bir bölgede onları gördüğünde bil ki, o belde halkı onların varlığı sayesinde güvendedir. İçlerinde onlar gibileri bulundukça Allah bir kavme azap etmez.... Onlar ahiret faziletini istediler güçleri yettiğince dünyadaki yiyecek ve içeceği terettiler. Köpeklerin leşe saldırması gibi dünya nimetlerinin üstüne düşmezler. İnsanların derdi dünya iken onlar nefislerini Allah'a ibadet etmekle meşgul ederler.Eskimiş elbiseler giyer , kırıntılarla karınlarını doyururlar. Onları saç baş dağınık, toz duman içinde görürsün. İnsanlar onların hasta olduğunu sanırlar: ama hasta değillerdir. İnsanlar onların akli dengelerinin bozuk olduğunu sanırlar; ama akli dengeleri bozuk değillerdir. Aksine insanların yreklerine hüzün katmışlardır. Akılları başlarından gitmiş sanırsın, kalpleriyle "bir" şeye nazr ettikleri için akılları dünyadan uzklaşmıştır. Onlar dünya ehli yanında akıllarıyla yürümezler. Ey Usame! insanların akıllarının başlarından gideceği gün onların akılları başlarıda olur."
Said bin Zeyd'den: "Resulallah'ın Usame b. Zeyd'e dönerek şöyle dediğini duydum. " Ey Usame! Cennet yolundan ayrılma. Bu yol hakkında kuşkuya düşüp ondan geri kalma. Usame şöyle dedi: "Ya Resulallah! Bu yolu en hızlı şekilde kat etmeyi sağlayan şey nedir?" Buyurdu ki : " Kavurucu sıcaklarda susuz kalmak, nefsi dünya lezzetlerinden alıkoymak. Ey Usame! Bu durumda oruç tut. Çünkü oruç insanı Allah'a yaklaştırır. Allah'a Allah için yemeyi kesen oruçlunun ağız kokusundan daha sevimli gelen bir şey yoktur. Eğer ölüm sana geldiğinde karnın aç, ciğerin susuz olmasını yapabiliyorsan bunu yap. O zaman ahiretteki en şerefli menzillere kavuşur, Nebilerle beraber olursun. ruhun onların yanın avardığı için sevinirsin ve cebbar olan Allah sana salat eder, esenlik bahşeder. Ey Usame! Aç midelerin sahiplerinin kıyamet gününde Allah katında seninle davalaşmalarından sakın. Ey Usame! Etleri eriyen, derileri rüzgarda ve sam yellerinde kavrulan, ciğerleri susuzluktan kuruyan bu yüzden gözleri kayan kulların bedduasından sakın. Çünkü Yüce Allah'ın nazarı, onların üstündedir ve melekler de onların heybetlerinin etkisi altındadır. Depremler ve fitneler onlarla yönlendirilir." Sonra Rasulallah ağlamaya başladı, inlemeleri gitgide artmaya başladı. İnsanlar onunla konuşmaktan korktular. Göklerden başlarına bir felaket geldiğin sandılar. Sonra Rasulallah şöyle dedi:"Yazıklar olsun şu ümmete. İçlerinde Allah'a itaat eden biriyle karşılaştıkları zaman, sırf Allah'a itaat ediyor diye bu adamı nasıl öldürebilirler!!?" Bunun üzerine Ömer şöyle dedi:"Ya Rasulallah! İnsanlar o zaman islam üzere mi olurlar" "evet" dedi."O zaman kendilerine Allah'a itaat etmeyi emrettiği için Allah'a itaat eden birini nasıl öldürürler?" Buyurdu ki : "Ey Ömer! İnsanlar yolu terk eder, görkemli bineklere biner, en yumuşak elbiseler giyer, fars oğlanları onlara hizmet ederler. Erkekleri ,bir kadının kocası için süslenmesi gibi süslenirler, kadınların açılıp saçılması gibi açılıp saçılırlar, kıyafetleri kralların kıyafeti, dinleri ise Kisra ve Hürmüz'ün dinidir. Temel özellikleri geğirmektir onların. Üzerinde aba olan belleri bükülmüş, susuzluktan nefislerini boğazlayan Allah dostları onlarla konuştukları zaman, hemen yalanlanırlar ve Allah dostlarına şu karşılığı verirler: Sen şeytanın arkadaşı ve sapıklığın başısın. Allah'ın bahşettiği süsleri ve temiz rızıkları haram kılıyorsun.. Bunlar bie bilgileri olmaksızın Allah'ın kitabını okurlar ve Allah'ın velilerini aşağılarlar."
" Bil ki Ey Usame! Kıyamet gününde Allah'a en yakın olan insan, dünyada iken hüznü, susuzluğu ve açlığı en uzun olan kimsedir. Bunlar gizli iyilerdir. (Ricalul Gayb?) Görüldükleri zaman kimse onlara yaklaşmaz, gözden kaybolduklarında kimse onları aramaz. Ama toprak parçaları onları bilir. Gök ehli arasında tanınırlar. Yeryüzü ehlinden gizlenirler. İnsanlar şehvetlerle nimetlenirken, onlar açlık ve susuzlukla nimetlenirler. İnsanlar yumuşak elbiseler giyerken, onlar kaba giysiler giyerler. İnsanlar rahat döşeklerinde yatarken, onlar alınları ve dizleri üzere uyurlar. İnsanlar gülerken onlar ağlarlar. Allah onlara dünya ve ahiret zorluğunu birlikte tattırmaz. Onlar için cennet vardır.Yeryüzü onlardan huzur duyar. Komşuları onlardan razıdır. İnsanlar peygamberlerin fiillerini ve ahlaklarını terk edip zayi ederken onlar muhafaza eder. Onları göremeyince yeryüzü ağlar. Allah, onları barındırmayan bir bölgeye gazap eder. Ey Usame bir bölgede onları gördüğünde bil ki, o belde halkı onların varlığı sayesinde güvendedir. İçlerinde onlar gibileri bulundukça Allah bir kavme azap etmez.... Onlar ahiret faziletini istediler güçleri yettiğince dünyadaki yiyecek ve içeceği terettiler. Köpeklerin leşe saldırması gibi dünya nimetlerinin üstüne düşmezler. İnsanların derdi dünya iken onlar nefislerini Allah'a ibadet etmekle meşgul ederler.Eskimiş elbiseler giyer , kırıntılarla karınlarını doyururlar. Onları saç baş dağınık, toz duman içinde görürsün. İnsanlar onların hasta olduğunu sanırlar: ama hasta değillerdir. İnsanlar onların akli dengelerinin bozuk olduğunu sanırlar; ama akli dengeleri bozuk değillerdir. Aksine insanların yreklerine hüzün katmışlardır. Akılları başlarından gitmiş sanırsın, kalpleriyle "bir" şeye nazr ettikleri için akılları dünyadan uzklaşmıştır. Onlar dünya ehli yanında akıllarıyla yürümezler. Ey Usame! insanların akıllarının başlarından gideceği gün onların akılları başlarıda olur."
Yorum yaz!:: Arkadaşına Gönder!
Yazan: hussoloji Konu: Başlıksız Yorum Tarih: 2005-12-04 01:49:08 güsel bir blog olmuş...ayrıca paylaşım için saol...
Bağlantı